KİTAP NASIL YAZILIR? -4-


Karar verme aşamasından sonra bir hayli yol aldık ve artık yazmaya hazırız. Hikayemiz kafamızda aşağı yukarı şekillendi, temamız belli ve nihayet yazarlığımızı konuşturma vakti geldi. Kararımız sonunda eylem halini halini alıyor ve hikayemizi yazmaya başlarken aklımızdaki tüm fikirler sayfalar boyunca kelimelere dönüşüyor. Ne mutlu bize. Yazar oluyoruz!

Daha önce belirttiğim gibi yazacağınız metin her ne olursa olsun, ilk otuz sayfada okurların zihninde ana karakterler ve esas konu baş göstermesi gerekiyor. Mesela, Uras ve İlk Yolculuk adlı romanımın ilk sayfası adı üzerinde Uras karakteri ile başlıyor. Okuyucu, hikayedeki en önemli karakteri böylece tanımış oluyor. Yani sonrasında gelişen olay örgüsünü okurken, Uras'ın hikaye içindeki pozisyonunu daima en başta tutuyor. Bir hikayede genellikle birden fazla kişi olur, tabi. Benim tavsiyem, karakterlerin önemi, onlar için yazılan cümlelerin çokluğu ile doğru orantılıdır. Bu düz mantıkla gidecek olursak, karakterlerinizin önem sırası onlar hakkında kurduğunuz cümleler ile aynı orantıda olacaktır. Koca hikayede sadece bir kaç paragrafla anlatılan karakter okurun aklında çok da yer etmeyecektir. Bunu tıpkı bir filmde yıldız ile yardımcı oyuncu arasındaki fark gibi düşünebiliriz. Yani ilk otuz sayfada ana karakterlerimiz (1, 2 ya da 3) okura tanıtılması gerekiyor. Yine de siz ilk otuz sayfayı yan karakterlere ya da genel tasvire ayırmak isterseniz saygı duyarım.

Hikayenin adı hakkında hiç acele etmemenizi tavsiye ederim. İlk önce başlayın, yazmaya devam edin ve konunuzu geliştirin. Eninde sonunda illaki bir isim bulacaksınız. Bunun yerine romanınızın giriş bölümüne odaklanın. İster 'ben' dili ile yazmaya karar verin ister üçüncü şahıs üzerinden anlatın, hikayeniz ana karakterinin yaşadığı yeri, zamanı ve koşulları tasvir etmekle başlayın. Bunun için aceleniz yoksa, okura gizem vermek istiyorsanız tasvirlerinizi bir sonraki bölümler için askıya da almak isteyebilirsiniz. Mesela, karakterin görmediğini ya da şizofren olduğunu (kırılma noktaları) daha sonraki bölümlerde öğrenmemiz gerekebilir. Buna rağmen benim fikrim en azından karakterin duygularını, yaşam anlayışını ve biraz da olsa yaşadığı çevreyi belirtmeniz doğrultusundadır. Okur, hayal gücüne yardım ister. Eğer her şeyi kendi hayal etmek zorunda kalırsa bu onu yorabilir ve kitabın okunurluğu yavaşlayabilir. Ya da tam tersi, tasvirleri ayrıntılı yapmak isteyebilirsiniz. Mesela ben detaylı tasviri tercih ederim. Okura bıraktığım hayal gücü ise genellikle konunun gidişatıdır. Yani, okur duyusal tasvirleri net olarak alır, konu üzerine üretimlerde bulunur.

Ayrıca kitabın ilk çeyreğinde acele etmemenizi öneririm. Hızlı başlangıç daima beklentiyi yükseltir. Eğer tempo ani başlar ve devamını getirtmekte zorlanırsanız kitabın okunurluğu yine zarar görür ve okur kitabınızı yarıda bırakıp rafa kaldırır. Eğer yavaş başlayıp tempoyu artırmazsanız okurdan yine aynı tepkiyi alırsınız. Bana ne okurlardan, ben kendim için yazıyorum diyorsanız tabi ki saygı duyarım. Kitap sizin, zevk sizin. Eğer kitabınızın yayınlanması ve insanlar tarafından okunmasını istiyorsanız, insanların beklentilerini karşılamanız gerekir. Kendinizi düşünün: baştan sona kadar ivmenin olmadığı ve genel olarak sizi heyecanlandırmayan bir yazını okur muydunuz?

Bir korku romanı yazıyor iseniz, okuyucu daha ilk sayfada korkutmayın, ama korkuya hazırlayın. Eğer aksiyon tarzı bir hikaye yazıyorsanız, tabancalar hemen ateşlenmesin, ama ateşlenmeye hazırlansın. Ben şahsen kitabı elime alır almaz esas konudan haberdar olmak istemem. Tabi, kısa ama etkili bir başlangıcın hemen ardından giriş bölümünün durağanlığına geçilebilir. Mesela kitabın ilk sayfasında ana karakterin bulunduğu bir katliam sahnesinin ardından aniden giriş bölümüne geçerek durgunlaşabiliriz. Mutlaka aklınızda dahiyane fikirler vardır. Kendi tarzınızı kendiniz istediğiniz şekilde göstermekte özgürsünüz. Belki yazın mantığını tamamen tersine döndürerek uçuk bir yazarlık tarzınız da olabilir. Buna rağmen ana karakterlerin hikayedeki yerini ve giriş bölümde kitabın temasının belirtileceği yerlerin olmasını şiddetle tavsiye ederim.

Yazının uzunluğuna göre ayarladığınız giriş bölümünü yazmaya devam edin. Bu aşamada karakterlere değindiniz, yer-mekan tasvirlerini yaptınız ve temanızı yeterince belli ettiniz. Güzel başlangıcın artık tempo ile hızlanmak şart oldu. Ne de olsa kolay ve hafif olan başlangıç ömür boyu sürmeyecekti. Şimdi sayfaları hararetlendirme zamanıdır. Hareket olay örgüsünün tırmanmasıdır. Gizemin ortaya çıkması, karakterlerin ivme kazanması, konunun zenginleşmesi ve duyguların yoğunlaşması harekettir. Hareket ilk kırılma noktasıdır ve kitabı tekrar okumaya başlamak gibidir. Bir sonraki bölümde buna değineceğim ve size bir yazar olarak başınıza gelebilecek muhtemel engeller hakkında bahsedeceğim.

                                                                                 
Aşama 1: Yazar olmaya karar verin.
Aşama 2: Yazın türünüzü, temanızı ve tarzınızı belirleyin.
Aşama 3: Özgün bir konu seçin ve kurgunun genel hatlarını çizin.
Aşama 4: Güzel bir başlangıç ile karakterleri ve temayı vurgulayın.

                                                                                          Hakan AYDIN



Diğer köşe yazıları için TIKLA!

Görsel Kaynak: http://www.taylorsbookpub.com

Google+ Followers

Sayfamı beğendiniz mi?

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Popüler Yayınlar